Dost Dediğin Manyak Olur!

Leatherman Surge

Manyak dostum benim.
Yanlış anlamayın fotoğraftakine değil onu bana hediye edene söylüyorum. Tahir’e!
Öyle bir dostum var ki benim. Kalbi hani süt beyazı . Kanı bile beyaz akıyordur muhakkak damarlarında. Art niyet sıfır. Çıkar ilişkileriyle işi olmaz. Üniversite yıllarımda az kahrımı çekmemiş, bir kez bile of dememiş biri.
Benimse ona yararımdan çok zararım oldu. Benim yüzümden sınavlardan kötü not almışlığı vardır ki başarılı bir öğrencidir, yakışmamıştır.
O şimdi asker. Hem de ne biçim! Adam Iğrak’a sırtını dönüp poz veriyor fotoğraf makinsına. Sadece bana yaptığı iyiliklerini zırh diye giyse değil top, tüfek; nükleer başlık girmez herhalde içeri.  Çok şükür ki az kaldı şafağa.
Yazdığım satırları sakın abartı sanmayın. Ben yeterince anlatamadığımı düşünüyorum çünkü.
Alın size O’nun manyaklığının son delaleti:
Geçenlerde telefon etti Leatherman diye bir aleti soruyor “Nasıl bilirsin?” diye. Zamanında tanışmışlığım ve hasta olmuşluğum vardır kendilerine. Çok sağlam ve çok kullanışlı bir alet. İsviçre çakısının mükemmel fikrini alın, üstüne dahiyane bir mühendislik çalışmasını ekleyin. Pek sağlam,  çok pratik bir alet olsun. İsviçre çalılarına da tepeden baksın.
Bana modellerine bakmamı fiyatlarını ve hangi modeli daha iyi olduğunu mesaj atmamı istedi.
Çektiğim mesajı her düşündüğümde utancımdan yerin dibine giriyorum:
“Abi ben Wave modeliyle tanıştım. Leatherman süperdir. Özelliklerine baktım. Surge bizim için en güzeli. Param olsa hemen alırım. Bence kaçırma hele bu fiyata.” Buna benzer kelimelerle bir mesaj attım.
Aradan bir kaç hafta geçti benden İş adresimi istedi. Ben kıllandım tabi ama aklımın ucunden geçmedi böyle birşey. Kargoyu şirkette açtığımda attığım nidayla yan odadan seyirciler çektim. Siz düşünün.
Ben bu adama “Sen askersin kapat ben arayayım!” diyorum. Adam bana ne alıp yolluyor. Hediyenin fiyatı konuşulmaz ama siz söyle bir araştırın. Adama defalardır manyak diyorum. Sebebini daha iyi anlarsınız.
Tahir’cim sözüm sana! :) Allah sırtını yere getirmesin. Mutluluğu da yaşa, üzüntüyü de. Hayatı her haliyle yaşa. Ama derdin, üzüntünün fazlasını bana versin. Benim mutluluğumun fazlasını da sana.
Gelince önce sarılıp, sonra yumruğu indireceğim omzuna! Gerçi komandoya koymaz ama sen yine de kendini hazırla! Ne de olsa deli kuvveti diye bir takviyem var.